20 Ocak 2014 Pazartesi

Lolita-Vladimir Nabokov

“Lolita, hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi. Günahım, ruhum, Lo-Li-Ta; Dilin ucu damaktan dişlere doğru üç basamaklık bir yol alır, Üçüncüsünde gelir dişlere dayanır. Lo-Li-Ta”

Bazı kitaplar vardır insanın içine içine işler, tekrar tekrar okusanız bile aynı tadı ve duyguları yakalarsınız. İşte Lolita da öyle bir kitap benim için. Nabokov'un eşsiz uslubunun bunda etkisi çok büyük elbette lakin tuhaf olan, toplum için bu derece hassas olan ve dehşetle karşılanan bir konuyu, kitapta okurken dehşete kapılmamanız hatta kahramanımız olan Humbert Humbert' a üzülmeniz. (Ben ağladım)



 Öncelikle kitap, Nabokov'un Edmund Wilson'a olan mektubunda "Lolita'yı okumaya karar verdiğinde, lütfen onun son derece ahlaklı bir kitap olduğunu unutma." diyerek de belirttiği üzere erotik bir roman değil. Adet olduğu üzere biraz konusundan bahsedeyim. Lolita,  Humbert Humbert isimli orta yaşlı bir abimizin 9-14 yaş arasındaki çocuklara, kendi tabiriyle "su periciklerine" olan tutkusu üzerine kurulu. Çok fazla detaya inmeyeceğim, Hum başından bir evlillik geçtiken sonra Amerika'ya yerleşmeye karar veriyor ve hayatının aşkı Dolores Haze, nam-ı diğer Lo, Dolly, Lola, Lolita ile karşılaşması bu noktada oluyor. Humbert, kiracı olarak yerleştiği evin sahibesinin kızı olan Lolita'ya her geçen gün bağlanır, şu işe bakın ki Lolita'nın annesi de Humbert abimizden hoşlanmaktadır. Gelişen olaylar ile Lolita ve Humbert Humbert kendilerini uzun ve trajik bir yolculukta bulurlar...

Yazının başında da belirttiğim gibi, bu derece sapkın ve iğrenç bir karaktere Nabokov'un mükemmel anlatımıyla üzülüyor ve kızamıyorsunuz. Hum'un tutkulu aşkının yanında Lolita'nın trajedisi ise birkaç sayfada yer alan detaylarda ortaya daha çok çıkıyor. Bana göre bu trajediyi ortaya koyan hatta kitabın başlıca özeti olan cümle:
Lolita'nın başlı başına özeti
Bu arada, kitaptan uyarlanmış iki adet filmi bulunuyor. İlki 1962 yılında Stanley Kubrick tarafından çekilen benim favorim olan versiyon. O dönemin şartlarında Lolita'yı çekmek büyük cesaret olmuş, nitekim büyük tepkiler de almış.
İkinci versiyonu 1997'de Adrian Lyne tarafından çekilen "nispeten daha cesur" versiyonu. İki filmi de izlemenizi öneririm lakin benim şahsi fikrim Kubrick döver! :)
Stanley Kubrick Lolita'sı


2 yorum :

  1. İlginç bir kitaptı. Direk bir sapığın gözünden dünyayı görmek onu anlamaya başlamak hoş bir deneyim oldu benim için

    http://kanvekuller.blogspot.com.tr/2016/03/lolita-bizim-buyuk-caresizligimiz.html

    YanıtlaSil
  2. İlginç bir kitaptı. Direk bir sapığın gözünden dünyayı görmek onu anlamaya başlamak hoş bir deneyim oldu benim için

    http://kanvekuller.blogspot.com.tr/2016/03/lolita-bizim-buyuk-caresizligimiz.html

    YanıtlaSil

Disquis

.